Bir molekülün (genellikle halkalı), bir bağ açısının en düşük enerjili değerden uzaklaşmasıyla ortaya çıkan potansiyel enerji artışı.
RCO— veya ArCO— yapısındaki grupların genel adı.
Moleküle açil grubu takılması.
Resonans kararlı aşağıdaki katyon: R—C=O: ↔ R—C⁺=O:
Bir glikositin hidroliziyle elde edilen alkol.
Ayna görüntüsüyle çakışabilen molekül. Akiral molekül sağ el ile sol el çakışmama kuralına uymaz ve enantiyomeri yoktur.
Aşağıda verilen sikloheksan halkasında gösterilen altı bağ. Bu bağlar halkanın genel düzlemine göre dik olarak yer alırlar. Üçü halka düzleminin üzerinde üçü altındadır
Tepkimeye giren maddelerle tepkimenin geçiş hali arasındaki enerji farkının ölçüsü. Serbest aktifleşme enerjisi (ΔG‡) ile ilişkilidir ancak aynı değildir
Aldehit grubunun ve aldozların uç 1° alkol grubunun yükseltgenmesiyle elde edilen bir os,co-dikarboksilik asit.
Aldoz veya ketozların aldehit veya keton gruplarının indirgenmesiyle elde edilen alkol.
Aldozların aldehit gruplarının yükseltgenmesiyle elde edilen monokarboksilik asit.
Bir alkan, sikloalkan, alken veya alkin gibi aromatik olmayan bileşik.
Karbon-karbon ikili bağına bitişik karbon atomundaki sübstitüenti ifade eder
Amino grubu içeren doğal olarak oluşmuş bazik özellikte bileşik. Alkaloitlerin çoğu fizyolojik özelliğe sahiptir.
Moleküle alkil grubu takılması.
CH₂=CHCH₂— grubu.
Karbohidrat kimyasında kullanılan bir terim. Anomerler, halkalı yapıdaki şekerin sadece asetal veya yarı-asetal karbonlarının konfigurasyonunda farklılık olan diastereomerlerdir
Katılan reaktifin kısımlarının reaktantın ters yüzlerine ilave olduğu katılma.
Örneğin, bütanın çapraz konformasyonunda metil gruplarının 180° açıyla yer alması gibi olan konformasyon.
π elektronları enerjisinin karşılık gelen açık zincirli bileşikten daha fazla olduğu halkalı konjuge sistem.
Bir haberci mRNA kodonu ile bağlantı kuran aktarıcı(transfer) RNA’daki üç bazın diziliş sırası.
Bir atlayarak(münavebeli) birli ve ikili bağlara sahip tek halkalı hidrokarbonlar. Anulenin halka büyüklüğü parantez içerisinde rakamla gösterilir. Örneğin benzen; [6]anulen, siklooktatetraen ise [8] anulendir.
Çok kuvvetli elektronegatif elemente, örneğin oksijene bağlı hidrojen atomu olmayan çözücü. Birçok amaç için, bu ifade aprotik çözücünün —OH grubu içermeyen çözücü olduğu anlamını ifade eder.
Potansiyel enerji diyagramında ürünler ve reaktifler arasında minimum enerjiye sahip geçici bir ürün.
Aromatik hidrokarbonun genel adı.
Aromatik hidrokarbonlarda halka üzerindeki bir protonun uzaklaştırılmasıyla elde edilen grubun genel adı. Kısa gösterilişi Ar—.
Halojen atomunun benzen halkası gibi bir aromatik halkaya bağlı olduğu organik halojenür.
π elektronu delokalizasyonuyla kararlı hale gelen iyon veya doymamış halkalı konjuge molekül. Aromatik bileşikler, yüksek rezonans enerjisi içerme, katılmadan ziyade yer değiştirme tepkimesi verme, ve ¹H NMR spektrumlarında indüklenmiş halka akımı dolayısıyla, halkaya bağlı protonlarının düşük alana kayması gibi özellikler gösterirler
Alkoksi grupları bağlı karbon içeren fonksiyonel grup [RCH(OR')₂ veya R₂C(OR')₂]. Bu grup aldehit veya ketona 2 eşdeğer mol alkol ilavesiyle elde edilir
Ethinin yaygın adı. Alkinlerin genel adı için de kullanılır
Üçlü karbon-karbon bağına bağlı olan hidrojen atomu
Asidin kuvveti asitlik sabitiyle, Ka, ve pKa değeriyle ilgilidir. Ka değeri artarsa veya pKa değeri azalırsa asit kuvveti artar.
Asit, elektron çifti alan; baz ise elektron çifti verendir.
Asit kuvvetiyle ilgili denge sabiti.
HA + H₂O → H₃O⁺ + A⁻
Ka = [H₃O⁺][A⁻] / [HA]
Zincir boyunca stereomerkezlerindeki konfigurasyonların rastgele olduğu polimer.
Elektronun bulunma olasılığının yüksek olduğu, atomun çekirdeği etrafındaki boşluğun hacmi. Atomik orbitaller matematiksel olarak dalga fonksiyonuyla tanımlanırlar.
İki veya daha fazla atom orbitalinin melez orbitaller olarak adlandırılan aynı sayıda yeni orbitaller vermek üzere matematiksel (veya teorik) toplamı. Yeni melez orbitaller, karıştırılan atom orbitallerinin bazı özelliklerini taşır.
Elektronları, en düşük enerjili veya temel durumundaki atomun veya moleküllerin orbitallerine yerleştirmede kılavuz görevi yapan prensip. Aufbau prensibi, elektronların düşük enerjili orbitallerden başlanarak orbitallere doldurulması gerektiğini ifade eder.
Nükleofilik yer değiştirme tepkimelerinde substrattan bir çift elektronuyla ayrılan sübstitüent
Substrattan iki grubun ayrılmasıyla ve π bağı oluşumuyla sonuçlanan tepkime. En yaygın ayrılmalar, komşu iki atomdan iki grubun ayrıldığı β yani 1,2 ayrılmalarıdır.
Kütle spektrumunda moleküler iyonun kütlesi çift sayılı ise molekül çift sayıda azot atomu içerir.
Aynı atoma ait iki bağ arasındaki açı.
Bağ yapan iki atom veya grup arasında denge durumundaki uzaklık.
Molekülün karbon iskeletini çizgilerle gösteren formül. Her bir karbon atomunun değerliğini tamamlamak için gerekli olan hidrojen atomlarının sayısı var olarak kabul edilir ancak yazılmaz. Diğer atomlar ise (örneğin O, Cl, N) yazılır.
İki asimetrik molekülünün konfigurasyonları arasındaki ilişki. Moleküllerde aynı veya benzer gruplar uzayda aynı yerlerde bulunuyorlarsa, bu moleküller aynı bağıl konfigurasyona sahiptir denir. Moleküllerin konfigurasyonları stereokimyası bilinen tepkimelerle ilişkilendirilebilir. Örneğin stereomerkezin yer almadığı tepkimelerde konfigurasyonlar korunur
Molekülde atomların birbirlerine bağlanış sırası, düzeni
Bağlayıcı moleküler orbitalin enerjisi meydana geldiği her bir atomik orbitalin enerjilerinden düşüktür. Elektronlar bağlayıcı moleküler orbitali doldurduklarında, moleküler orbitalin etrafını sardığı atomları bir arada tutarlar
Molekülde bulunan atomların bağıl oranlarını en küçük tam sayılar şeklinde veren formül
Bazın kuvveti konjuge (eşlenik) asidinin kuvvetiyle ters orantılıdır; konjuge asit zayıflatıkça bazlık kuvveti artar. Diğer bir deyişle, konjuge asidin pKa değeri büyükse bazın kuvveti büyük olur
Molekülleri bir veya birden fazla benzen halkası içeren aromatik bileşik.
Azulen gibi benzen halkası içermeyen aromatik bileşik.
C₆H₅CH₂—
Benzen halkasına bitişik karbon atomu üzerindeki sübstitüenti belirtir.
Benzen halkası üzerindeki sp² melezleşmiş komşu iki karbon atomunun yan taraftan örtüşmesiyle ilave bir bağı olan çok etkin, kararsız ara ürün.
Bitişik olmayan katyonik ve anyonik kısımları olan ve katyonik kısımda hidrojen atomu içermeyen elektrikçe nötr molekül.
Hız belirleyen basamağında reaktif olarak iki ayrı tür içeren tepkime
Hız belirleyen basamağın yalnız bir tür içerdiği tepkime.
Sadece bir karbon atomuna bağlı olan karbon atomu.
Protein ve polipeptitin kovalent yapısı. Bu yapı çoğu zaman proteinlerdeki amino asitlerin diziliş sırası tayin edilerek belirlenir.
Moleküle brom atomunun sokulduğu tepkime
Bir bromo alkol
İki karbon atomuna bağlı pozitif brom içeren iyon
Asit proton veren, baz ise proton alan (veya uzaklaştıran) maddedir. Bazın konjuge asidi, baz bir proton aldığında meydana gelen molekül veya iyondur. Bir asidin konjuge bazı ise, asit proton kaybettiğinde oluşan iyon veya moleküldür
Çakışık yapıda sigma bağlarındaki elektronların birbirini itmesiyle ortaya çıkan, bağlar arasındaki dönmeyi engelleyen etki
Molekülün çakışık konformasyonundan ileri gelen gerginlik. Çakışık yapıdaki bağlardaki elektron çiftlerinin birbirini itmeleri sonucu ortaya çıkar.
Bir kloroflorokarbon.
Bir halkanın farklı atomlarında veya bir ikili bağın bitişik atomlarındaki stereokimyası farklı olan diastereomerler.
Çok fonksiyonlu merkezî bir çekirdeğe, tekrarlanan birimlerin tabakalarının ilavesiyle meydana gelen polimer.
Birli bağla bağlı iki atom çevresinde, grupların birbirine karşı koyacakları şekilde üst üste geldikleri (aralarında açı olmadan) geçici düzenleme
İki atomu birleştiren birli bağ etrafında, bu iki atomdaki bağlı grupların; arkadaki atoma ait bağların öndeki atoma ait bağları tam ortadan olacak şekilde bir açıyla böldüğü geçici düzenlenmesi
Örneğin, bütanın çarpık konformasyonunda metil gruplarının aralarındaki açı 60° dir.
Reactanttan, farklı karbon iskeletine sahip bir ürün oluşturan tepkime. 1,2 Kayması olarak adlandırılan çevrilme türü, bir organik grubun (elektronlarıyla birlikte) bir atomdan komşu atoma göçmesini içerir.
Çözücünün tepkime hızı üzerine bağıl etkisi. Örneğin polar çözücü kullanıldığında alkil halojenürlerinin SN1 tepkimelerinin hızı artar.
Kuvvetli asit ve bazlarla bazı çözücülerin kullanılmasını sınırlayan (yasaklayan) etki. Prensip olarak bir çözücünün konjuge asidinden daha kuvvetli hiçbir asit bu çözücünün içerisinde hissedilir miktarda bulunamaz.
Monosakkaritler ve diğer benzer bileşiklerin konfigurasyonlarını göstermede kullanılan bir yöntem. Konfigurasyonu belirlemede (+) veya (-)-gliseraldehit bileşiği referans olarak kullanılır. Bu sisteme göre (+) gliseraldehit D-(+)-gliseraldehit ve (-)-gliseraldehit L-(-)-gliseraldehit olarak gösterilir. Monosakkarit, adlandırma için numaralandırıldığında, en yüksek numaralı stereomerkezin konfigurasyonu D-(+)-gliseraldehitinki ile aynıysa D-şeker, L-(-)-gliseraldehitinkiyle aynıysa L-şeker olarak gösterilir.
Birbirini izleyen iki dalganın tepe noktaları (veya çukur noktaları) arasındaki mesafe.
Elektronun yani orbitalin enerji durumunu gösteren, kuantum mekaniği kullanılarak elde edilen matematiksel ifade. Ψ fonksiyonunun karesi (Ψ²) elektronun uzayda belli bir noktada bulunma olasılığını gösterir
Dalganın frekansını ifade etme şekli. Dalga sayısı (numarası), cm⁻¹ olarak ifade edilen bir santimetredeki dalganın sayısıdır.
Komşu-dibromürlerden iki brom atomunun ayrılması veya daha genel olarak molekülden brom kaybı
Dipol momentler için verilen birim. Bir debye, D, 1×10⁻¹⁸ esu cm’dir
Substrattan su molekülünün ayrılmasını içeren ayrılma tepkimesi
Substratın bitişik karbon atomlarından HX kaybıyla ve π bağı oluşumuyla sonuçlanan ayrılma tepkimesi.
Eşit enerjili orbitaller. Örneğin 2p orbitallerinin üçü de dejenere orbitaldir.
Karboksilik asitlerin CO₂ kaybettiği tepkime.
Düzlem polarize ışığı saat yönünde döndüren bileşik.
Elektronların (veya elektrik yüklerinin) dağılması. Yükün delokalizasyonu her zaman sistemi kararlı hale getirir.
Bkz. Termodinamik kontrol.
Dengenin yönünü ifade eden bir sabit. Denge sabiti ürünlerin molar derişimleri çarpımının, reaktiflerin molar derişimleri çarpımına bölünmesiyle elde edilir.
Her bir farklı karbon atomu sinyalinin (C, CH, CH₂ ve CH₃) ayrı ayrı gözlendiği ¹³C NMR spektrumu serisi. DEPT spektrum verileri ¹³C NMR spektrumundaki farklı türdeki karbon atomlarını tanımamızı sağlar.
Birbirinin ayna görüntüsü olmayan stereoizomerler
Bkz. Stereoseçimli tepkime
İki hidrojenin her birinin (veya ligandların) aynı gruplarla yer değiştirmesi diastereomer bileşikleri veriyorsa, iki hidrojen atomuna (veya ligandlara) diastereotopik denir.
Çözücünün, zıt yükleri birbirinden yalıtma yeteneğinin bir ölçüsü. Çözücünün dielektrik sabiti kabaca polarlığını ölçer. Dielektrik sabiti büyük olan çözücüler, iyonlar için dielektrik sabiti küçük olan çözücülerden daha iyi çözücüdür.
Diels-Alder tepkimesinde dien arayan bileşen.
Polar moleküllere özgü deneysel olarak ölçülebilen bir özellik. Elektrostatik birimler (esu) cinsinden; yük ile, cm cinsinden bu yükler arası uzaklığın çarpımı: μ = e × d
Amino asidin karboksil grubundan bazik grubuna proton aktarımı sonucu oluşan, yük ayrımı olan yapı.
Hidrolizle bölünme sonucu iki molekül monosakkarit veren karbohidrat molekülü.
Çoklu bağ içeren bileşik
Hiçbir çoklu bağ içermeyen bileşik
Dalga fonksiyonunun (Ψ) sıfır olduğu yer. Orbitaldeki düğüm noktalarının sayısı arttıkça orbitalin enerjisi de artar
Elektriksel alandaki salınanları tek bir düzlem üzerinde olan adi ışık.
Hız belirleyen yavaş basamakta, karbokatyon oluşturmak üzere substrattan ayrılan grubun uzaklaştığı bir moleküllü ayrılma tepkimesi. Sonraki basamakta karbokatyon proton kaybeder ve bir π bağı meydana gelir.
Tek basamakta, bazın protonu uzaklaştırdığı, substrattan ayrılan grubun uzaklaştığı ve π bağının oluştuğu iki moleküllü 1,2 ayrılma tepkimesi.
Negatif serbest enerji değişimiyle yürüyen tepkime
Isı açığa çıkaran tepkime. Eksotermik bir tepkime için ΔH° negatiftir.
Sikloheksan halkasında, genellikle molekülün “ekvatoru” çevresinde yer alan altı bağ.
Bir Lewis asidi, bir elektron çifti alıcısı, bir elektron arayan reaktif.
Elektriksel alanda hareket özelliklerinin farklı olması dolayısıyla yüklü molekülleri birbirinden ayırmada kullanılan teknik
Elektromanyetik alanda dalga hareketleriyle meydana gelen tüm enerji dağılımı bölgesi
Elektron izoyoğunluk yüzeyi uzayda aynı elektron yoğunluğundaki noktaları gösterir. Elektron izoyoğunluk yüzeyi, seçilen herhangi bir elektron yoğunluğu değerinden hesaplanabilir. Elektron izoyoğunluk yüzeyi (aynı zamanda “bağ” elektron yoğunluğu yüzeyi) her bir atom çekirdeği etrafında ve komşu atomların elektronları paylaştığı bölgelerde elektron yoğunluğunun fazla olduğunu gösterir. “Düşük” elektron izoyoğunluk yüzeyi, kabaca, molekülün elektron bulutunun bir planını gösterir. Bu yüzey, molekül biçimi ve hacmi hakkında bilgi verir ve genellikle molekülün van der Waals veya uzay-doldurma modeli gibi gözükür
Bir atomun diğerinden elektron çekme yeteneğinin ölçüsü (elektronların paylaşıldığı ve bağın polarlaştığı kovalent bağlarda).
Elektrostatik potansiyel haritaları, bilgisayar tarafından hesaplanmış yapılardır ve molekül veya iyonda belirli bir yüzeyde elektron yoğunluğunun bağıl dağılımını gösterir. Moleküller arasındaki zıt yüklerin çekimine dayanan etkileşimleri anlamada oldukça yararlıdırlar. Bir molekülün elektron yoğunluğu, ilk önce diğeriyle van der waals yüzeyinde etkileştiğinden, elektrostatik potansiyel haritalarını göstermek için van der Waals yüzeyi (yaklaşık olarak elektron yoğunluğunun en dış bölgesi) seçilir. Elektrostatik potansiyel haritalarında, kırmızı renk negatif yükün, mavi renk daha az negatif yükün (daha pozitif yük) olduğu bölgeleri gösterir. Bir elektrostatik potansiyel haritası, molekülde hayal edilen pozitif yük ile molekülün yüzeyindeki bir noktadaki elektron yoğunluğu arasındaki yük çekiminin derecesi hesaplanarak elde edilir.
(Bkz. basit formül.)
Bir enantiyomerin mol sayısının diğer enantiyomerin mol sayısından çıkarılıp iki enantiyomerin toplam mol sayısına bölünmesiyle bulunan değerin 100 ile çarpılmasıyla bulunan yüzde değer.
Birbirinin ayna görüntüsü olan stereoizomerler
Bkz. Stereoseçimli tepkime)
İki hidrojenden (veya liganttan) her birinin aynı grupla yer değiştirmesi sonucu enantiyomer bileşikler elde edilirse iki hidrojen atomu (veya ligand) enantiyotopiktir denir.
Pozitif serbest enerji değişimiyle sonuçlanan tepkime
Isı soğuran tepkime. Endotermik tepkime için ΔH° pozitiftir
Enerji, sistemin iş yapabilme kapasitesidir
Bir enolün hidroksil protonunu kaybettiğinde veya bir α protonunu kaybetmiş enolle denge halinde karbonil tautomeri bulunduğunda meydana gelen delokalize olmuş anyon.
Tepkime ısısı olarak da adlandırılır. Standart entalpi değişimi, ΔH°, standart haldeki bir sistem bir diğer sisteme (onun da standart hali olabilir) geçtiğinde entalpide olan değişimdir. Bir tepkime için ΔH°, ürünler ve reaktiflerdeki toplam bağ enerjilerindeki değişimi gösterir. Entalpi değişimi, tepkimeye giren moleküllerin potansiyel enerjilerindeki değişimi göstermede kullanılan yollardan birisidir. Entalpi değişimi ile serbest enerji değişimi (ΔG°) ve entropi değişimi (ΔS°) arasında aşağıdaki formülle verilen bir bağıntı vardır: ΔH° = ΔG° + TΔS°
Standard entropi değişimi (ΔS°) Standard haldeki iki sistem arasındaki entropi değişimidir. Entropi değişimi sistemin bağıl düzenliliği arasındaki farklılıktır. Sistem ne kadar düzensiz ise entropisi de o kadar yüksektir. Sistemdeki düzensizlik arttıkça entropi değişimi artar (pozitif olur).
Bir oksiran. Bir oksijen ve iki karbon atomu içeren üç üyeli halka
Bağın kırılmasıyla oluşan (kağıt üzerinde) kısımlar. Sentetik bir basamakta bir eşi içeren gerçek reaktif sentetik eşdeğer olarak adlandırılır.
a ve b atomları arasındaki spin-spin eşleşmesi sonucu oluşan çoklu piklerdeki pikler arası, frekans birimiyle verilen, uzaklık
Benzen halkası üzerinde bulunduğu zaman, halkayı elektrofilik yer değiştirme tepkimesinde, benzenden daha etkin hale getiren grup
Benzen halkası üzerinde olduğunda halkayı, elektrofilik yer değiştirme tepkimesinde benzenden daha az etkin hale getiren grup
Cahn-Ingold-Prelog kuralına göre alken diastereomerlerinin stereochemisini belirtmek için grupların öncelik sırasını esas alan bir sistem.
Dalgaların genliklerini göstermede kullanılan bütün eşitliklere özgü olan + veya - işaretleri
Sulu fazdan, polar olmayan ve tepkimenin daha hızlı olduğu faza iyonu taşıyan reaktif. Tetraalkilamoniyum iyonları ve crown (taç) eterler faz transfer katalizörleridir
Kiral moleküllerin konfigürasyonlarını göstermede kullanılan iki boyutlu formül. Fischer izdüşüm formülünde temel karbon zinciri yukarıdan aşağıya doğru ve tüm gruplar çakışık konumda olacak şekilde yer alır. Dikey çizgiler kağıt düzleminden geriye doğru giden bağları, yatay çizgiler ise sayfa düzleminden bize doğru (öne doğru) yönlenen bağları gösterir.
Kiral moleküllerin konfigürasyonlarını göstermede kullanılan iki boyutlu formül.
Moleküle flor atomlarının sokulduğu tepkime.
Molekülün nasıl tepkimeye gireceğini tayin eden, moleküldeki belirli bir atom grubu
Bir fonksiyonel grubun diğer fonksiyonel gruba dönüştüğü işlem.
Moleküldeki atomların elementel halde en dış enerji seviyelerinde taşıdıkları elektron sayılarındaki farklılaşmaya göre ortaya çıkan yük. Formal yük F = Z - S/2 - U formülüne göre hesaplanır. Bu formülde Z, atomun grup numarası (atomun elementel halde en dış kabuğundaki elektron sayısı), S atomun diğer atomlarla ortaklaştığı elektron sayısı ve U, atomun taşıdığı ortaklaşılmamış elektron sayısıdır
Yapısı olarak fosfatidik asitlerden türetilen bileşikler. Fosfatidik asitler, iki hidroksil grubunun yağ asitlerine ve uçtaki bir hidroksil grubunun bir ester bağıyla fosforik aside bağlı olduğu gliserin türevleridir. Fosfolipitlerde fosfatidik asitin fosfat grubu ester bağıyla azot içeren bileşiğe, örneğin koline, 2-aminoetanole veya L-serine bağlanmıştır.
Her saniyede, verilen bir noktadan geçen tam çevrimlerin sayısı.
Bir kloroflorokarbon bileşiği veya CFC.
Asetal veya yarı-asetal halkasının beş üyeli olduğu şeker
Potansiyel enerji diyagramında maksimum enerjili hali gösteren durum (Kendisine bitişik hallere göre daha fazla enerjiye sahip hal olarak gösterilir). Geçiş hali terimi, meydana gelen yapılar içerisinde en fazla enerjiye sahip hali göstermek için kullanılır. Bu terim yerine aktif kompleks terimi de kullanılır.
Bir diol.
Bir şeker ve alkolün halkalı karışık asetalı
Spektrumun görünür ve ultraviyole bölgelerinde ışık soğurulmasını ölçen bir optik spektroskopi türü. Görünür—UV spektroskopisi, analiz edilen bileşikteki konjuge çoklu bağlarla ilgili yapı bilgilerini verir.
Genellikle RMgX olarak yazılan organomagnezyum halojenür
Sikloheksan halkasında bir halka konformasyonunu diğerine dönüştüren (kısmi bağ dönmesiyle sonuçlanır) değişim. Sandalye-sandalye taklası, herhangi bir ekvatoryal sübstitüentini aksiyal sübstitüente, herhangi bir aksiyal sübstitüentiyse ekvatoryal sübstitüente dönüştürür.
Halkalı bir molekülün, karşılık gelen halkalı olmayan yapıya göre potansiyel enerjisinin fazla olması. Bu enerji genellikle yanma ısısıyla ölçülür.
Bir halo alkol
Moleküle halojen atomunun sokulduğu tepkime.
İki karbon atomuna bağlı pozitif halojen atomu içeren iyon.
Elektronun (veya bir cismin) konumunun ve momentinin aynı anda tam olarak ölçülemeyeceğini ifade eden temel ilke.
Dalganın frekansını ölçmede, saniyede dönme sayısı yerine kullanılan bir birim
Halka üzerinde karbon atomu dışında element içeren halkalı bileşik.
Kovalent bağ kırıldığında elektronların her ikisinin de bu bağı birleştiren atomlardan birisinin üzerine toplandığı işlem. Bağdaki heteroliz süreci sonucu negatif ve pozitif iyonlar meydana gelir.
Bkz. Kinetik kontrol.
Bir tepkime çok basamaklı ise ve tepkimenin ilk basamağı diğer tüm basamaklardan daha yavaş ise toplam tepkimenin hızı bu yavaş basamağın hızına eşittir
Alkenlere alkol vermek üzere su katılması tepkimesinde olduğu gibi, bir moleküle su katılması
Bir çoklu bağa bor hidrür (BH₃ veya alkilboran) katılması.
Sulu ortam arayan polar grup
Sulu ortamdan kaçan ve polar olmayan çevre arayan bir apolar grup.
Elektronegatifliği fazla olan atomlara (O, N, veya F) bağlı olan hidrojen atomlarıyla başka bir elektronegatif atomun ortaklaşılmamış elektronları arasındaki kuvvetli dipol-dipol etkileşimi (4–36 kJmol⁻¹)
Karşılık olan doymuş hidrokarbon molekülündeki hidrojen atomları sayısına göre, ele alınan moleküldeki hidrojen atomları eksikliğinin ikiye bölünmesiyle bulunan değer.
Verilen bir basamağın geçiş halinin yapısı ve geometrisinin; enerji bakımından geçiş heline daha yakın olan basamağın reaktant ve ürünlerine daha büyük benzerlik göstereceğini ifade eden hipotez. Bu ifade endotermik basamağın geçiş halinin bu basamaktaki ürüne, reaktiflerden daha fazla benzediği anlamına gelirken; eksotermik tepkimelerde geçiş halinin reaktiflere, ürünlerden daha fazla benzediği anlamına gelir
Bir moleküle, genellikle moleküldeki bir çoklu bağa hidrojen katılması
Bir üçlü ve ikili bağa hidrojenin katıldığı bir tepkime. Hidrojenleme tepkimesi çoğu zaman platin, palladyum, rodyum veya rutenyum gibi bir metal katalizörü kullanılarak gerçekleştirilir.
Bir bileşiğin 1 molü belirli bir ürün oluşturmak için hidrojenlendiğindeki standart entalpi değişimi.
İkili bağın her bir karbonuna veya atomuna hidroksil grubu katılması.
Alkenlerin ayrılma tepkimelerinde ikili bağa daha az sübstitüentin bağlı olduğu ürün meydana geldiğinde, tepkime Hofmann kuralına göre oluşmuştur denir.
En yüksek dolu moleküler orbital.
Kovalent bağda homolitik bölünmeye eşlik eden entalpi değişimi.
Kovalent bağı birleştiren atomların bağ kırıldığında birer elektrona sahip olduğu işlem.
Her bir üyenin kendinden önce gelenenden sabit bir birim kadar farklılık gösterdiği bileşikler sınıfı
Aufbau ilkesini uygulamada kullanılan bir kural. Orbitaller eşit enerjili olduğunda (dejenere orbitaller) elektronlar önce orbitallere birer birer ve spinleri aynı yönde olacak şekilde, her bir dejenere orbitale birer elektron girinceye kadar yerleştirilirler. Sonra gelen elektronlar spinleri eşleşecek şekilde eklenirler.
(4n+2) sayıda delokalize π elektronları (örneğin 2, 6, 10, 14,..., sayıda delokalize π elektronu) içeren tek halkalı yapıların aromatik olduğunu ifade eden kural.
İki karbon atomuna bağlı olan karbon atomu
Polipeptit iskeletinde yerel konformasyon. Yerel konformasyonlar düzenli tutulan şekillerle, örneğin kıvrımlı tabakalarla, α-sarmal yapıları ve döngülerle belirtilirler.
İki farklı nükleofilik merkezden tepkime verebilen nükleofil
Dipolar iyonun diğer bir adı. (Bkz. dipolar iyon)
Aynı atomdaki sübstitüentler
Molekül veya iyondaki elektron sayısının artması, oksijen kaybı veya hidrojen kazancı olarak tanımlanan süreç. Kimyasal tepkimelerde indirgenen madde, elektron alır.
Bir molekülün içindeki iki fonksiyonel grup arasında gerçekleşen tepkime.
Aynı molekül formülüne sahip ancak farklı yapıya veya uzaydaki dizilişe sahip bileşikler
Bir izomerin başka bir izomere dönüşmesi.
Terpenlerin ve steroidlerin biyosentezinde, beş karbonlu izopren birimlerinin (C₅H₈) tekrarlanan birleşimi ile oluştuğunu ifade eden kural. (Özel Konu
Aynı elementin atom numarası aynı, kütle numarası farklı olan çeşitleri. İzotoplar kimyasal özellikler açısından benzerdir ama fiziksel özellikler (örneğin nötronal sayı) farklıdır
(Bkz. Eşleşme sabiti, J)
abÜzerinde negatif yük taşıyan karbon atomu içeren bir iyon.
CO₃²⁻ iyonu
C=O fonksiyonel grubu. Aldehitler, ketonlar, karboksilik asitler ve türevlerinde bulunur.
Üzerinde pozitif yük taşıyan karbon atomu içeren bir iyon.
R-COOH formülüne sahip organik asit.
Karboksilik asidin protonunu kaybettiği hali: RCOO⁻.
Tepkimenin hızını artırır ama kendisi tüketilmeyen bir madde. Katalizörler, aktifleşme enerjisini düşürerek tepkimeyi hızlandırır.
Bir kimyasal denklemde, maddelerin mol oranlarını gösteren sayılar.
İki reaktifin bir araya gelerek geçiş hali oluşturması
Spektrumda sinyallerin netliğini belirten terim; dar pikler yüksek keskinliğe sahiptir
Tepkimenin ürün dağılımını, en hızlı oluşan ürünün oluşumu tarafından belirleyen koşullar. Düşük sıcaklıkta ve kısa tepkime sürelerinde baskındır
Dört farklı grupla bağlanmış bir karbon atomu. Bir kiral merkez, optik izomeri (enantiyomer) oluşturma yeteneğine sahiptir
Bir molekülün ayna görüntüsüyle çakışamaması özelliğidir. Kiral moleküller optik aktiftir
Hückel kuralına uymayan ancak yine de aromatik davranış sergileyen sistemler (örneğin, bazı polisiklik hidrokarbonlar)
Bir atomun (genellikle metal) elektron çiftini vererek, başka bir atomla (ligand) kurduğu bağ.
İki atom arasında ortaklaşa kullanılan elektron çiftiyle oluşan bağ
Sulu çözeltide tamamen iyonlaşan asit. pKa değeri çok düşük (genellikle < -1).
Sulu çözeltide tamamen proton alan baz. Konjuge asidinin pKa değeri yüksek (>15)
Bir metal atomuna ya da iyonuna elektron çifti veren atom veya molekül.
Suda az çözünen, yağlara ve yağ asitlerine dayalı biyolojik moleküller. Fosfolipitler, trigliseritler ve steroidler lipid sınıfına girer.
Bir atomun çevresinde sınırlı kalıp delokalize olmayan elektronlar.
(Bkz. Elektrofik)
Bir moleküldeki bağları ve lone-pair (ortaklaşmamış) elektron çiftlerini gösteren çizim
Elektron çifti verici bir madde.
Bir ligandın metal merkeziyle bağlanması.
Uzak atomlar arasındaki zayıf etkileşimler (örneğin van der Waals kuvvetleri)
Yanlışlıkla eklenmiş bir terim. Silinmelidir.
Bir atomun en fazla kaç bağ kurabileceğini belirleyen değer. Karbon için 4, azot için 3, oksijen için 2
Bir kimyasal tepkimenin adım adım detaylı açıklaması. Her basamağın reaktifleri, ürünlerini ve ara ürünlerini içerir
Reaksiyon koşullarının değişmesiyle tepkimenin mekanizmasının (örneğin SN1'den SN2'ye) değişmesi
Bir moleküldeki elektronların dalga fonksiyonu olarak tanımlanmış durumları. Atom orbitallerinin kombinasyonuyla oluşur.
Bağ oluşumunu, atom orbitallerinin birleşerek molekül orbitalleri oluşturması şeklinde açıklayan teori.
Polimerin tekrarlayan yapısal birimidir.
En basit karbohidrat birimi. Hidrolizle daha küçük parçalara ayrılamaz. Glukoz ve fruktoz örneklerdir
Halkalı şekerlerin α ve β anomerleri arasında dengede dönüştüğü süreç
Sulu çözeltide kısmen iyonlaşan asit. pKa değeri orta düzeydedir (~1-14).
Sulu çözeltide kısmen proton alan baz. Konjuge asidinin pKa değeri 1-14 arasındadır
Asit ve bazın tepkimesi sonucu tuz ve su oluşumu
Atom çekirdeğinde yer alan, elektriksel yükü sıfır olan altı parçacık
Bir Lewis bazıdır; elektron çifti vererek pozitif yüklü veya elektron açığı olan bir merkeze saldıran bir reaktif
Bir nükleofilin, bir substrattaki bir grup yerine geçmesi. SN1 ve SN2 tepkimeleri bu sınıfa girer
Nükleofilin, bir karbonil grubu gibi elektrofilik merkeze katılması.
Aromatik halkada, güçlü nükleofillerin, özellikle elektron çekici gruplarla desteklenen bir yer değiştirme tepkimesi
Manyetik alanda bulunan nükleerlerin radyo frekansında enerji absorplamasını ölçen spektroskopik teknik. ¹H ve ¹³C NMR kimyasal yapı analizinde kullanılır
Atomun merkezi, proton ve nötronlardan oluşan bölümdür
Elektriksel yükü sıfır olan bir atom, molekül veya iyon
Merkezi bir atomun etrafında altı ligandın bulunduğu geometri.
Molekül veya iyondaki elektron sayısının azalması, hidrojen kaybı veya oksijen kazancı. Kimyasal tepkimelerde yükseltgenen madde elektron verir.
Bir atomun bir bileşikteki sanal yükünü ifade eder. Kimyasal bağların elektronlarının tamamen daha elektronegatif atoma ait olduğu varsayımıyla hesaplanır.
Periyodik tablodaki 8. grup elementi. Biyolojik sistemlerde solunum ve metabolizma için hayati öneme sahiptir
Elektronun bulunma ihtimalinin yüksek olduğu bölge. Atomik ve moleküler orbitaller vardır
Karbon içeren bileşikler. CO, CO₂, karbonatlar gibi bazı basit karbon bileşikleri hariç
Metallerle doğrudan karbon-karbon bağları içeren bileşikler. Grignard reaktifleri örnek olarak verilebilir
Bir atom üzerinde tek başına bulunan ve bağ kurmak için kullanılmayan elektron çifti
Alkenlerin ozon (O₃) ile reaksiyona girmesiyle ikili bağın kırılıp karbonil bileşikleri elde edilmesi
O₃ formülüne sahip üçlü oksijen molekülü. Güçlü bir oksitleyici ve alkenlerle kolayca tepkimeye girer
Molekülün iki veya daha fazla parçaya ayrılması.
Çekirdek veya elektron spinsi ile manyetik alanla etkileşime giren ve zayıf bir şekilde manyetik alan tarafında çekilen madde
(Bkz. Etkinlik azaltıcı grub)
R-O-O-R' yapısındaki bileşikler
Elektronegatiflik farkı nedeniyle elektronlar eşit olarak paylaşılmayan kovalent bağ
Yüksek dielektrik sabitine ve dipol momentine sahip çözücüler. Su, etanol ve aseton örneklerdir
Bir atom veya molekülün elektron bulutunun dış bir elektrik alanıyla deformasyonu.
İkili bağları birden fazla olan polimerler.
Monomerlerin tekrarlayan birimleriyle oluşan büyük moleküller.
Amino asitlerin peptit bağlarıyla bağlı olduğu zincirler. Proteinler polipeptitlerden oluşur.
Tepkime sürecinde sistemin potansiyel enerjisini tepkime koordinatına göre gösteren grafik. Geçiş halleri ve ara ürünler görülür
Atom çekirdeğinde yer alan, pozitif elektrik yüküne sahip parçacık
Bir molekülün veya iyonun bir proton (H⁺) alması.
OH veya NH gibi hidrojen bağları verebilen grupları içeren çözücüler. Su, alkol ve aminler protik çözücülerdir
Bes üyeli heterohalkalı aromatik bileşik. Azot atomu içerir.
Cahn-Ingold-Prelog öncelik kurallarına göre kiral merkezlerin konfigürasyonlarını belirtmek için kullanılan sistem.
Tepkimeye giren maddeler
Bir molekülün, tek bir Lewis yapısıyla tam olarak temsil edilemediği durumlarda, birkaç yapısal katkı sağlayıcı yapı (rezonans formu) ile ifade edilmesi. Gerçek yapı, bu formların ortalamasıdır
Elektron delokalizasyonu sonucu oluşan kararlılık artışı. Aromatik bileşikler bu etkiye sahiptir.
İleri ve geri yönde gerçekleşebilen tepkime. Dengede bulunurlar.
Elektromanyetik spektrumun kısa dalga boyuna sahip bölgesi. Kristal yapı analizinde kullanılır
Akil klorürlerin hidrojenleme ile aldehide dönüştürülmesi. Palladyum katalizörü ve zehirli katı (poison) ile gerçekleştirilir.
Bir bileşiğin kütlesi her zaman aynı oranlarda elementlerden oluşur.
(Bkz. İkincil karbon)
İkincil karbona bağlı hidrojen.
Halojen atomunun ikincil karbona bağlı olduğu halojenür
Bir nükleofilin, merkez atomunun ikincil karbona bağlı olması halidir
İkincil karbon üzerindeki grup
(Bkz. İkincil yapı)
Çift olmayan bir elektronu olan atom veya molekül. Çok reaktiftir.
Sistem tarafından iş yapabilme kapasitesi. Gibbs serbest enerjisi (G) olarak adlandırılır. ΔG = ΔH - TΔS
Asit ve bazların sertlik/softluk özelliklerine göre etkileşimlerini açıklayan teori. Sert asitler sert bazları, soft asitler soft bazları tercih eder.
Halkalı doymuş hidrokarbonlar. Genel formülü CnH2n
Halkalı doymamış hidrokarbonlar. En az bir ikili bağ içerir
Altı karbonlu halkalı alkan. Sandalye ve kayık konformasyonlarına sahiptir.
C₆H₁₁— grubu
Üç karbonlu halkalı alkan. Yüksek halka gerginliğine sahiptir.
Beş karbonlu halkalı alkan
İki halkanın bir karbon atomu üzerinden birleştiği bileşik
Biyochemik süreçte büyük moleküllerin enzimatik olarak küçük birimlere parçalanması.
IUPAC kurallarına göre yapılan sistemli kimyasal isimlendirme.
Kimyasal tepkimeyi incelemek için seçilen madde veya karışım
Bir maddenin çözücüde çözünme miktarı
Bir maddenin elektromanyetik ışınla etkileşimi sonucu ölçülen yoğunlukların dalga boyuna göre dağılımı
Bir karbon atomunun bir s ve iki p orbitalinin karışmasıyla üç sp2 melez orbitali oluşturması. Üçlü düzlemsel yapı verir.
Bir karbon atomunun bir s ve üç p orbitalinin karışmasıyla dört sp3 melez orbitali oluşturması. Tetrahedral yapı verir.
Bir karbon atomunun bir s ve bir p orbitalinin karışmasıyla iki sp melez orbitali oluşturması. Doğrusal yapı verir.
Aynı bağlanış düzenine sahip ancak uzaydaki atomların dizilişleri farklı olan izomerler. Enantiyomerler ve diastereomerler buna dahildir
Bir stereoizomerin başka bir stereoizomere dönüşmesi
Büyük substituentlerin bir tepkimeye girişini fiziksel olarak engellemesi.
Atomlar veya gruplar arasındaki fiziksel itmenin neden olduğu gerginlik.
Bir tepkimenin, belirli bir stereoizomeri üretme eğiliminde olması. Enantiyoseçimli ve diastereoseçimli tepkimeler bunun alt kategorileridir.
C₆H₅CH=CHC₆H₅ formülüne sahip bileşik. İki fenil grubu arasında ikili bağ içeren aromatik alkendir
Tepkimeye giren molekülün, özellikle nükleofilik yer değiştirme veya ayrılma tepkimelerinde, reaktif tarafından işlenen kısmı
Bir molekülün ana zinciri üzerindeki, hidrojen atomunu değiştiren grup
O₂⁻ iyonu.
R-SO₃H formülüne sahip asit
R-SO₂Cl formülüne sahip bileşik. Sülfonik asitlerin türevidir
Periyodik tablonun 16. grubu elementi. Organik bileşiklerde tioller, sülfidler ve sülfonlar gibi fonksiyonel gruplarda bulunur
Bir molekülün, proton ve bağların yer değiştirmesiyle iki farklı yapısal forma geçmesi. En yaygın tautomeri keto-enol tautomerizmasıdır.
(Bkz. Reversibil tepkime)
Dört bağ yapabilen atom. Karbon tipik bir tetravalent elementtir
Tepkimenin ürün dağılımını, en kararlı ürünün oluşumu tarafından belirleyen koşullar. Yüksek sıcaklık ve uzun tepkime sürelerinde baskındır
Üçlü bağın uçta olduğu alkin. Formülü RC≡CH şeklindedir.
Isı ile tetiklenen kimyasal tepkime.
(Bkz. Reversibil tepkime)
Kimyasal bağların ve moleküllerin sınıflandırılması için kullanılan genel terim. Örnek: kovalent, iyonik, hidrojen bağı.
Bağlanış düzeni aynı ancak molekülün geometrik yapısı farklı olan izomerler. (Özel Konu
Glicerolün üç hidroksil grubunun yağ asitleriyle esterleşmesiyle oluşan lipit.
İki atom arasında üç çift elektron paylaşımı ile oluşan bağ. Alkinlerde bulunur.
CHCl₃ — kloroform.
Üç karbonil grubu içeren bileşik
Üç klor atomu içeren bileşik. Örneğin PCl₃, FeCl₃.
İkili bağın karbonlarından biri üç, diğeri bir sübstitüentle bağlı olan alken
Bir bileşiğin fonksiyonel grubunun değiştirilmesiyle elde edilen yeni bileşik.
Tepkime sırasında tüketilen reaktif
Yanlışlıkla eklenmiş bir terim. Silinmelidir.
(Bkz. Çakışık konformasyo)
Moleküldeki atomların üç boyutlu konfigürasyonu. Stereoizomeriyle ilgilidir
(Bkz. Bağ uzunluğu)
(Bkz. Doymamış bileşik)
Geçici dipoller ve sürekli dipoller arasında oluşan zayıf çekim kuvvetleri
Bir atomun etrafındaki boşluğun yarıçapı, diğer atomların yaklaşmasını sınırlayan sınır
Bir çözeltideki partikül sayısı ile beklenen partikül sayısı arasındaki oranı verir. İyonlaşma derecesini yansıtır
İkili bağın doğrudan bağlı olduğu karbon atomu veya grubu
Halojen atomunun vinylik karbona bağlı olduğu halojenür
İkili bağın karbonuna bağlı hidrojen
Bir moleküldeki atomların bağlanış düzeni ve üç boyutlu dizilişi
Aynı molekül formülüne sahip ancak bağlanış düzeni farklı olan izomerler
Bir atom, molekül veya iyonun elektriksel durumu. Pozitif, negatif veya nötr olabilir
İçerisinde daha fazla potansiyel enerji barındıran yapı. Geçiş hali ve ara ürünler bu grupta yer alır
Genellikle UV-Vis spektroskopisinde, daha kısa dalga boyuna karşılık gelir
Bir atomun birden fazla kovalent bağ kurabilme yeteneği. Karbon ve silisyum bu özelliği taşır
Polimerlerde, monomer birimlerinin çok sayıda birleşmesiyle oluşan büyük moleküllerin kütlesini ifade eder
Molekülün veya katı yüzeyin etkileşime girebildiği alan. Katalizörlerde önemlidir
Başka bir maddenin yükseltgenmesini sağlayan ve kendi indirgenmesini sağlayan madde
(Bkz. Oksidasyon)
Bir maddenin yükseltgenme eğilimini ölçen potansiyel. Standart yükseltgenme potansiyeli E° ile gösterilir
(Bkz. Oksidasyon sayısı)
Ayrılma tepkimesinin ana ürün olarak en kararlı alkeni (yani ikili bağın en fazla sübstitüent taşıdığı alkeni) vereceğini ifade eden kural.
: Her bir basamağın, bir diğer basamağın oluşması için etkin ara ürün oluşturduğu, ardışık (seri halde) olarak oluşan basamaklı tepkime. Zincir tepkimeleri zincir başlama, zincir büyüme ve zincir sonlanma basamaklarını içerir