Bu bölüm, **tiyoketonların** (R2C=S) **asimetrik oksidasyonuyla optik olarak aktif sülfoksitlerin** (R2S=O) sentezlendiği **Kagan-Modena Asimetrik Oksidasyon** reaksiyonunu açıklar. Bu yöntem, 1971 yılında **Henry B. Kagan** ve **Paolo Modena** tarafından geliştirilmiştir. Reaksiyon, **metil hidroperoksit** (CH3OOH) gibi peroksitlerin, **şiral ligandlar** (özellikle **dietyl tartrat** türevleri) eşliğinde tiyoketonları enantioseçici olarak oksitlemesine dayanır. Kagan-Modena yöntemi, sülfoksit kimyasında dönüm noktası olmuş ve daha sonra **Sharpless asimetrik epoksidasyonu** gibi gelişmelerin temelini oluşturmuştur. Sülfoksitler, ilaç kimyasında (örneğin esomeprazol) ve asimetrik sentezde kilit ara ürünlerdir.
Fransız kimyacı Henry B. Kagan, asimetrik katalizin öncülerindendir. 1971’de tiyoketonların asimetrik oksidasyonunu bildirerek, şiral ligandların nasıl stereo-kontrol sağlayabileceğini göstermiştir. Bu çalışma, metal-şiral ligand komplekslerinin asimetrik sentezde kullanımına zemin hazırlamıştır.
İtalyan kimyacı Paolo Modena, sülfür kimyası ve oksidasyon mekanizmaları üzerine uzmandır. Kagan ile ortak çalışması, tiyoketonların kinetik rezolüsyonunu ve enantioseçici oksidasyonunu ilk kez göstermiştir. Modena’nın katkısı, reaksiyonun mekanizmasının anlaşılmasında kritik olmuştur.
1971’de Kagan ve Modena, dimetil tiyoketonun metil hidroperoksit ile oksidasyonunu, optik olarak aktif tartrat türevleri varlığında gerçekleştirmişlerdir. Bu ilk denemede %20–30 ee elde edilmiştir. Daha sonra, vanadyum veya titanyum gibi geçiş metalleriyle şiral ligand kombinasyonları geliştirilerek, enantiyomerik fazlalık %80’lere kadar çıkarılmıştır. Bu çalışma, 1980’lerde Sharpless’in alken epoksidasyonuna ilham vermiştir. Bugün, Kagan-Modena yöntemi, özellikle sülfoksit bazlı ilaçların sentezinde hâlâ geçerliliğini korumaktadır.
Kagan-Modena oksidasyonunun genel formu şu şekildedir:
R2C=S + ROOH → R2S=O + ROH
(Katalizör: VO(acac)2 veya Ti(OiPr)4; Ligand: (R,R)-dietyl tartrat)
Mekanizma şu adımlardan oluşur:
Sülfoksitler, sülfür atomunun piramidal yapısı nedeniyle **şiral merkez** oluşturur. Kagan-Modena yöntemi, bu merkezin stereo-kimyasal kontrolünü sağlar. Sülfoksitler, hem ilaçlarda (örneğin proton pompa inhibitörleri) hem de geçici şiral yardımcılar olarak kullanılır.
Kagan-Modena oksidasyonu için tipik koşullar:
| Substrat | Oksidan | Ürün | Notlar |
|---|---|---|---|
| Dimetil tiyoketon | CH3OOH | (R)-Dimetil sülfoksit | İlk örnek — %30 ee |
| Benzil metil tiyoketon | TBHP | (S)-Benzil metil sülfoksit | %70 ee ile yüksek verim |
| Tiyofen | CH3OOH | Fenil metil sülfoksit | Heterosiklik tiyoketonlar da uygun |
| Di-fenil tiyoketon | TBHP | Difenil sülfoksit | Düşük ee (%20) — sterik engel |
Kagan-Modena oksidasyonu, sentetik organik kimyada çeşitli alanlarda kullanılır:
Soru 1: Kagan-Modena oksidasyonunda hangi substrat kullanılır?
Soru 2: Aşağıdakilerden hangisi Kagan-Modena yönteminin en büyük katkısıdır?
a) Alken epoksidasyonu
b) Sülfoksitlerin ilk kez asimetrik sentezinin yapılması
c) Sadece su ortamında çalışması
d) Metal içermemesi
Soru 3: Kagan-Modena reaksiyonunda kullanılan şiral ligand aşağıdakilerden hangisidir?
a) BINOL
b) Dietyl tartrat
c) Salen
d) Prolin
Kagan-Modena oksidasyonunu anlamak için:
Tipik bir prosedür: 1 mmol benzil metil tiyoketon, 0.1 mmol VO(acac)2, 0.12 mmol (R,R)-dietyl tartrat, 2 mL kloroform, –20°C’de 30 dakika karıştırılır. Ardından 1.2 mmol TBHP damlatılır ve reaksiyon 12 saat devam eder. Karışım sodyum sülfitle durdurulur, ekstraksiyon yapılır ve ürün kolon kromatografisi ile saflaştırılır. Enantiyomerik fazlalık kiral HPLC ile %70 olarak bulunur.